Trabzonspor’un Brezilyalı savunma oyuncusu Vitor Hugo, kulüp dergisinin 183. sayısına röportaj verdi.

Çok sakin bir yapıya sahip olduğunu belirten Hugo, “Genel olarak sakin bir yapıya sahibim. Basit bir aileden geliyorum ve ailemle çok mutluyum. Futbolcu olabilmek, futbolda başarılı olabilmek, başarılar kazanmak, yurt dışında futbol oynamak çocukken hayalini kurduğum başarılardı. Bunları başarabilmiş olmanın gururuyla karşınızdayım. Sıradan, normal ve basit bir hayat yaşamaya çalışıyorum. Herhangi biri gibi yaşıyorum. Futbol hikayem ise yaklaşık 10 yaşında başladı. Douglas adında çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Kendisiyle birlikte Parana’nın Kuzeyinde bir takımda futbol oynamaya başladık. Aslında oradaki hocamdır beni futbola başlatan ve sevdiren. Futbolun temelini, pas atmayı, şut atmayı her şeyi orada öğrendim. Daha sonra Londrina ve devamında Santo Andre takımına gittim. O dönemde ülkemizde bir gençler şampiyonası vardı ve bu şampiyonada başarılı olabilmek geleceğiniz için çok önemliydi. Santo Andre ile iyi başarılar kazandık ve takım arkadaşlarımla birlikte gösterdiğimiz performans sayesinde ülkemizin önemli takımları bizimle ilgilenmeye başladı. Devamında kademe kademe yükselerek Palmeiras’a transfer oldum. Futbol hikayem böyle başladı diyebilirim” dedi.

“TAKIMIM İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPARIM”

Takımı için elinden gelen yapan bir oyuncu olduğunu belirten Hugo, “Ben aslında fiziksel olarak iyi durumda olan, hava toplarında etkili olmaya çalışan, teknik olarak belki en iyisi olmasa da elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan bir futbolcu olarak tanımlayabilirim kendimi. Bazen bir şeyin en iyisini yapamayabilirsiniz ancak takımınız için elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız. Ben de böyle bir futbolcu olduğumu düşünüyorum “diye konuştu.

“DÜRÜST VE TEMİZ OYUN OYNAMAYA ÇALIŞAN BİRİYİM”

Dürüst ve temiz oyun oynamaya çalışan biri olduğunu belirten Vitor Hugo, “Saha dışındaki kendimi saha içinde de yansıtmaya çalışıyorum. Dürüst ve temiz oyun oynamaya çalışan biriyim. Maç sırasında hakemlerle uğraşmam, rakip oyuncularla uğraşmam. Müdahalelerimi rakip oyuncuya zarar vermek için yapmam, o an hangi müdahaleyi yapmam gerekiyorsa onu yaparım. Takımımım için hangisi doğru ve gerekli ise onu yapmaya çalışan biriyim. Özetle saha dışında nasıl biriysem aynı şekilde saha içinde de onu göstermeye çalışıyorum” ifadelerini kullandı.

“TRABZONSPOR SİZE KAPILARINI AÇMIŞKEN O KAPILARI KAPATAMAZSINIZ”

Brezilyalı oyuncu Trabzonspor’a transferiyle ilgili olarak ise şönleri söyledi, “Trabzonspor’un benimle ilgilendiğini sürecin ilk başında bilmiyordum. Ben saha içine odaklanmak isteyen, transfer vb. durumları düşünmek isteyen bir oyuncu değilim. O yüzden menajerime ciddi olmayan teklifleri bana sunmaması gerektiğini söylemiştim. Menajerim bana Trabzonspor’un ciddi bir biçimde benimle ilgilendiğini söyleyince transfer sürecini öğrendim. Bildiğiniz gibi o sırada Palmeiras’ın oyuncusuydum. Palmeiras’ta çok güzel günler yaşadım, şampiyonluklar gördüm. Benim bugün burada olmamı sağlayan, dünyaya tanıtan kulüp Palmeiras’tır. Teklif ciddileştiğinde Trabzonspor hakkında bilgi edinmeye başladım. Geçmişte neler yaptığını, başarılarını ve tarihini öğrendim. Daha sonra güncel olarak kulübün performansına baktım. Ligde ve kupadaki başarılarını gördüm. Gelecekte ne yapmak istediğini, planlamalarını gördüm ve Trabzonspor’un büyük bir takım olduğunu daha net anladım. Trabzonspor size kapılarını açmışken, o kapıları kapatamazsınız. Mutlaka gelmek istersiniz. Ben zaten Trabzonspor’un bana olan ilgisini ilk duyduğum andan itibaren bu teklifle ne kadar çok ilgilendiğimi Trabzonspor’a belli ettim ve Trabzonspor’u ne kadar çok istediğimi gösterdim” dedi.

“TÜRKÇE ÖĞRENMEYE BİLE BAŞLAMIŞTIM”

“Görüşmeler devam ederken sizin de bildiğiniz gibi ilk başlarda her şey çok olumlu gidiyordu fakat bir anda her şey tersine döndü. Arada yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle görüşmelerin durduğunu ve bu transferin gerçekleşmeyeceğini düşünüyordum. Gerçekten çok üzüldüm. Görüşmeler ilerlediğinde Trabzonspor’a geleceğim için Türkçe öğrenmeye bile başlamıştım. Günlük kelimeleri öğreniyordum. Tabii ki o süreçte görüşmelerin olumsuza döndüğünü öğrenince çok üzülüyorsunuz. Ancak şükürler olsun ki daha sonra kulüpler arasındaki sorunlar çözüldü ve transfer gerçekleşti. Tabii ki futbolda bu işler kolay olmuyor ama transferimin gerçekleşmesi için çok dua ettim. Çok istedim açıkçası ve arada küçük bir dönemde de olsa hayal kırıklığım oldu. O günlerde, transferin olumlu ya da olumsuz sonuçlandığını bilmediğimiz dönemde konuyu aileme açtım. Eşimle birlikte konuştuk ve hiç unutmuyorum birlikte transferimin olumlu sonuçlanması için dua ettik. Ben hep şunu söylerim, “Sen elinden geleni yap ama son kararı mutlaka Allah verecektir. Biz de Allah’tan bunu dilemiştik, bu sürecin olumlu tamamlanmasını istemiştik. Çok net olarak hatırlıyorum o günü” ifadelerini kullandı.

“BENİMLE AYNI DİLİ KONUŞAN İNSANLARI GÖRMEK GÜZELDİ”

Trabzonspor’un kendisiyle ciddi bir şekilde ilgilendiğini görünce kulübün neler yaptığına baktığını söyleyen Brezilyalı oyuncu, ” Trabzonspor’un ciddi bir biçimde transfer için benimle ilgilendiği anda kulübümüzün o sezon neler yaptığını merak ettim. Hem Süper Lig’de hem de Ziraat Türkiye Kupası’ndaki performansını gördüm. O sırada tanışmasak da Trabzonspor hakkında fikir sahibi olmak için sosyal medyada Guilherme’yi takip ettim. Onu takip ettikten sonra burada Marlon ve Flavio’nun olduğunu gördüm. Benimle aynı dili konuşan insanların olduğunu görmek güzeldi. Ardından Edgar’ın burada olduğunu gördüm. Aynı dili konuşan insanların olması çok güzeldi. Bu çok büyük bir avantaj. Bu isimlerle belki net olarak konuşmasak bile çevremdeki insanlarla konuştuğumda ve buraya geldiğimde ne kadar doğru bir karar verdiğimi görmüş oldum” diye konuştu.

“ÇOK BÜYÜK BİR GELECEK İNŞA EDEBİLİRİZ”

Trabzonspor’dan içeri girdiği ilk günlerde genç ve yetenekli oyuncuları farkt ettiğini belirten Hugo, ” Kulübümüzden içeri ilk girdiğimde aslında burada genç ve yetenekli bir takım olduğunu gördüm. Burada gelecek var. Küçük dokunuşlarla, değiştirilmesi gereken küçük noktaların düzeltilmesiyle, mevcut futbolcularımıza yeni şeyler katarak çok büyük bir gelecek inşa edebiliriz. Benim Trabzonspor’da ilk gördüğüm şey bu oldu. Geldiğimde yaşadığım ilginç anımı da anlatmam gerekirse, bir gün müsabakadan önce hocamıza “Soyunma odasına taşınabilir hoparlör koyabilir miyiz?” diye sormuştum. O da “Takım arkadaşlarına sor, onlar nasıl isterse yapabilirsin. Benim için fark etmez” demişti. İlk geldiğimiz andan itibaren soyunma odasında kendi dilimizde anlaşmaya, şakalaşmaya ve müzik dinlemeye başladık. Daha sonra diğer arkadaşlarımız da bizim yöresel müziklerimizi dinledi ve onlar da hoşlanmaya başladılar. Çok iyi ve eğlenceli bir ortamımız var. Birbirimize alıştık ve çok yakınlaştık “dedi.

“TARAFTARLARIN ÖNÜNDE OYNAMAYI SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM”

Trabzon’da çok mutlu olduğunu belirten Hugo, ” Burada bir kontratım var. Kontratımın sonuna kadar Trabzon’da futbola devam etmek istiyorum. Tabii ki sonrasında benden memnunlarsa yine oturup konuşabiliriz. Sözleşmem devam ettiği sürece her zaman Trabzonspor’a ve takımımıza odaklanmayı seçen, burada en iyisini yapmayı isteyen ve bunun için çalışan bir oyuncuyum. En son Joao Pereira’yla yaptığımız konuşmada da burada muhteşem bir taraftarın olduğunu, stadyumdaki taraftarı görmeyi çok istediğimi söylemiştim. O da bana kesinlikle dolu tribünleri görmelisin demişti. Bu pandemi bittiğinde, taraftarlarımız tribünlere geri döneceği o günü merakla bekliyorum. Ne kadar çılgın, takımını sahiplenen ve sonuna kadar destekleyen bir taraftarımız olduğunu biliyorum. Onların önünde oynamayı sabırsızlıkla bekliyorum. Ben hep şunu söylerim, “Gelecek Tanrı’nın ellerindedir” Siz işinizi yapmaya odaklanın, gerisi Tanrı’nın takdirindedir. Ben de Trabzonspor’da olduğum sürece elimden gelenin en iyisini yapmaya odaklanacağım, Trabzonspor’un için en iyi performansımı göstermeye çalışacağım” diyerek devam etti.

“ABDULLAH AVCI, BİR OYUNCUNUN NE ZAMAN İLGİSİNİ ÇEKMESİ GEREKTİĞİNİ BİLİYOR”

Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı’nın çok tecrübeli bir isim olduğunu vurgulayan Vitor Hugo, onunla birlikte çalışmaktan büyük bir keyif aldığını belirterek, “Teknik Direktörümüz Abdullah Avcı gerçekten çok tecrübeli bir antrenör. Bunu zaten geldiği ilk andan itibaren hissedebiliyorsunuz. Söyledikleriyle ve yaptıklarıyla bunu bizlere hissettirdi. Benim için önemli olan şeylerden bir tanesi takımı taşıyabilmektir. Çünkü takımın ne zaman gaza basması gerektiğini, ne zaman fren yapası gerektiğini bilmek çok önemlidir. Abdullah Avcı kesinlikle bunu çok iyi yapıyor. Bir oyuncunun ne zaman ilgisini çekmesi gerektiğini, birine ne zaman bir şey söylemesi gerektiğini, ne zaman moral vermesi gerektiğini çok iyi biliyor. Bizimle olan iletişimi zaten çok iyi. Saha içinde bunu bize net olarak ifade ediyor. Geldiğinden beri de zaten elde ettiğimiz başarıyla ben ne kadar tecrübeli ve başarılı bir antrenör olduğunu gösterdiğini düşünüyorum. Birlikte çalışılması çok mutlu eden bir teknik direktör kendisi” açıklamalarını yaptı.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here