author

TİMUR SOYKAN

2021.03.01 08:48

10 yılda bir olayın yaşandığı Akkuş ilçesinde 4 ayda biri silahla cinayet, 8 ölümlü vaka yaşanmıştı ancak “Ne oluyor?” diye soran bir devlet görevlisi, soruşturmacı yoktu. Çoğu ‘kaza sonucu ölüm’ olarak kayıtlara geçirilmişti.

Seri cinayetlerde ihmal etkisi

Ordu’nun Canik Dağları’ndaki köylerine 2018 yılında bir seri katil musallat olmuştu.

Coğrafya cani için biçilmiş kaftandı.

Ormanların arasından tırmanan virajlı yollarda ne MOBESE ne de güvenlik kameraları vardı. Düzlüğün olmadığı dağ köylerinde evler birbirinden uzaktı. Çığlıkları kimse duymazdı. İşsizlik nedeniyle insanların büyükşehirlere göç ettiği köylerdeki evlerde yaşlılar yalnız kalmıştı. Onları hedef alacaktı.

Geceleri sadece tek evin sarı ışığının göründüğü yamaçlardaki karanlıkta, ağaçların arasında seri katil geziyor, yaşlı, savunmasız insanların bahçelerine gizlice sokuluyordu.

9 Nisan 2018 gecesi Akkuş ilçesine bağlı Ormancık Köyü’nde bir ev yanıyordu ve içinde 70 yaşındaki Dursun Kurt vardı. Yangının tanığı bile olmadı. Dumanlar tüten enkaz sabah fark edildi.

25 gün sonra Akkuş’un Dağyolu Köyü’nde tek başına yaşayan 64 yaşındaki Şeker Köseoğlu kayboldu. 8 gün sonra cesedi dere yatağında bulundu. Tüfekle sol gözünden vurulmuştu.

Yaklaşık 2 ay sonra yine Akkuş’un köylerinden Camlıca’da yalnız yaşayan 87 yaşında Hasan Bayram’ın cesedi evinde bulundu. Odadaki iki piknik tüpünden zehirlenmişti. Ancak el bileğinde kesik vardı ve gömleğinin manşetine kan bulaşmıştı. Evindeki tüfeği kayıptı.

Hasan Bayram’ın ölümünden sadece 11 gün sonra komşu köy olan Ortabölme’de sabaha karşı bir ev yanıyordu. 78 yaşındaki Sabri Güneş’in yalnız yaşadığı ahşap eve İstanbul’dan oğlu ve gelini gelmişti. Üçü de feci şekilde yanarak can verdi.

9 gün sonra 31 Temmuz 2018 günü Akkuş’un Karaçal Köyü’ndeki evde 53 yaşındaki Senayi Türedi ile 54 yaşındaki karısı Ümit Türedi’nin cesetleri bulundu. Ocağın üzerindeki yemeğin taşıp alevi söndürdüğü ve çiftin gaz zehirlenmesinden öldüğü olay yeri inceleme raporuna yazıldı. Ancak cüzdanları, bel çantası, kuru sıkı tabanca ve bir cep telefonu evde yoktu.

10 yılda bir olayın yaşandığı Akkuş ilçesinde 4 ayda biri silahla cinayet, 8 ölümlü vaka yaşanmıştı ancak “Ne oluyor?” diye soran bir devlet görevlisi, soruşturmacı yoktu. Çoğu ‘kaza sonucu ölüm’ olarak kayıtlara geçirilmişti.

Katil adeta kendi kendini yakalatana kadar cinayetler sürmüştü.

Akkuş’un Çamalan Köyü’ne 9 Ağustos 2018 gecesi Cemal Karaşın’ı öldürmek için gitmişti. Ormandan yaklaştığı ev, yanlış adresti. Kapıyı “Cemal kapıyı aç, jandarma” diyerek yumrukladı. Diğer cinayetlerindeki gibi asker rolü oynamış ve evdeki Mehmet Cürebal ile inşaat işlerini yapan arkadaşını tüfek doğrultarak etkisiz hale getirmişti. Yüzüstü yatırıp el bileklerine plastik kelepçe geçiren katil onları öldürmedi. Paralarını ve cep telefonlarını çaldı.

Polisin “Yakınlarda seni ziyarete yabancı biri geldi mi” diye sorduğu Cemal “Hayvanları satın alacağını söyleyen biri geldi” diye yanıt verdi.

Bıraktığı cep telefonu numarasından bu kişinin Mehmet Ali Çayıroğlu olduğu tespit edildi. Hayvan hırsızlığı, gasp ve yaralamadan sabıkalıydı. 9 yıl hapis yatmış ve 8 ay önce tahliye olmuştu. Mehmet Cürebal da fotoğraftan evini basan adamı teşhis etti.

Çayıroğlu’nun Karaçal Köyü’ndeki çiftliğine yapılan operasyonda geçmiş cinayetlerin izleri bulundu. Hasan Bayram ve Sabri Güneş’in tüfekleri, Senayi Türedi’nin kuru sıkı tabancası, Ümit Türedi’nin bel çantası ve cep telefonu katilin evindeydi. Ayrıca arabasında Mehmet Cürebal ile arkadaşının cep telefonları bulundu.

Evde cinayetlerde kullandığı askeri kıyafetlerin yanı sıra 250 plastik kelepçe vardı.

Akkuş’ta 2018 yılında o insanları sadece seri katil değil, soruşturmacıların ihmali de öldürdü. Hasan Bayram, Senayi ve Ümit Türedi’nin el bileklerindeki plastik kelepçe kesiklerine, çalınan tüfek ve eşyalar olmasına karşın etkili soruşturma yürütülmedi. Bölgede hayvan ticareti için gezen sabıkalı adamı takibe alma gereği bile duymamışlardı.

Katilin nüfusun çok az olduğu kırsal bölgede aylarca can alabildiği ülkede sonrası televizyon şovuydu. Müge Anlı ile Tatlı Sert programında haftalarca seri katil konuşuldu. Sabah kuşağı dedektifleri stüdyoyu doldurup suç ortakları aradı. Hatta birbirlerini suçladı.

Mehmet Ali Çayıroğlu hakkında 8 cinayetle ilgili 5 iddianame hazırlandı. Bu cinayetlerden 6’sıyla ilgili dava perşembe günü bitti. Sabri Güneş, oğlu Hasan Güneş, gelini Zahide Güneş ile Senayi ve Ümit Türedi çiftini öldürmekten 5 ağırlaştırılmış müebbet ve 24 yıl hapis cezası aldı. Katil, eniştesi olan Dursun Kurt’u öldürmek suçlamasından delil yetersizliği nedeniyle beraat etti.

Katil yakalandıktan sonra yangınlarda ölenlerin yakınları, televizyon programına başvurdu. Çayıroğlu hakkında 4 cinayet soruşturması devam ediyor.

Belki kayıtlara kaza olarak geçmiş çok daha fazla ölümde onun parmağı var. Bilmiyoruz.

Not: Mehmet Ali Çayıroğlu ve cinayetleri hakkında Kısa Dalga için bir podcast serisi hazırladım. 5 iddianame ve diğer belgeleri çok detaylı inceleyerek hazırladığım bu podcast yakında yayında olacak.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here